Nº. 1 of  42

all is well

http://www.facebook.com/home.php?ref=hp#!/19Jokerr
http://twitter.com/#!/lilith19_

kutuplardagezenkedi:

Bütün mesele bu imkansızlığı görmekse, ben onu hiç yaşamadan da biliyordum.

kurtcobainseverim:

ve kadın ona verdiğin değeri defalarca sınar. Günlerce, aylarca, sen konuştukça ve konuşmadıkça sınar. Yanında olduğun veya olmadığın, onu dinlediğin veya kulaklarını tıkadığın, ellerinden tuttuğun ya da bıraktığın her an o seni sınar. Ne kadar sevdiğini, ya da ne zamandır sevmediğini, arkasında olduğunu ya da sadece öyle gösterdiğini anlar bu zaman içinde.
Anlatmak ister, anlatmaya çalışır. Dinlemezsen eğer, ne bir daha duyabilirsin hissettiklerini, ne de bir daha dinlemek ister senin hissettiklerini. Ellerini bir kere bıraktın mı, bir daha tutamazsın öyle kolay. Sen kaçtıkça kovalıyor zannedersin ama arkanda bile değildir artık. Sevgisini hafife aldığın, duygularını hiçe saydığın, gözyaşlarını umursamadığın zaman kaybedersin kadını. Ne kadar çabuk sevdiyse o kadar geç unutur seni.
Bir kadına verdiğin değer, onun ömrüne eş değerdir. Kadın seni defalarca sınar, ve sen pişman bile olamadan, o kararını vermiştir.

kurtcobainseverim:

ve kadın ona verdiğin değeri defalarca sınar. Günlerce, aylarca, sen konuştukça ve konuşmadıkça sınar. Yanında olduğun veya olmadığın, onu dinlediğin veya kulaklarını tıkadığın, ellerinden tuttuğun ya da bıraktığın her an o seni sınar. Ne kadar sevdiğini, ya da ne zamandır sevmediğini, arkasında olduğunu ya da sadece öyle gösterdiğini anlar bu zaman içinde.

Anlatmak ister, anlatmaya çalışır. Dinlemezsen eğer, ne bir daha duyabilirsin hissettiklerini, ne de bir daha dinlemek ister senin hissettiklerini. Ellerini bir kere bıraktın mı, bir daha tutamazsın öyle kolay. Sen kaçtıkça kovalıyor zannedersin ama arkanda bile değildir artık. Sevgisini hafife aldığın, duygularını hiçe saydığın, gözyaşlarını umursamadığın zaman kaybedersin kadını. Ne kadar çabuk sevdiyse o kadar geç unutur seni.

Bir kadına verdiğin değer, onun ömrüne eş değerdir. Kadın seni defalarca sınar, ve sen pişman bile olamadan, o kararını vermiştir.

kurtcobainseverim:

mesela diyorum,
küçücük hisler, kocaman arzulardan daha gerçek geliyor bana.
Temas eden kollar, rüzgar estiğinde burnuna dolan koku, aynı anda aynı şeyi düşünmemiz-söylememiz, bakışlardaki o sıcaklık, hatta el ele tutuşmak bile değil tek bir parmağına temas etmek.
çok daha güzel şeyler.

cokuzaktan:

ben şuan omzuna ağlayamıyorsam
sen yüzümü avuçlarının arasına
tam şuan alamıyorsan.
ben ölürken, sen susuyorsan,
gelme
artık.

(Source: marlawriter, via hazretiunicorn)

Bu kaçıncı gecedir kendi kendime onunla konuşuyorum.

—(via cokuzaktan)

(Source: ciceklikontes, via hazretiunicorn)

kurtcobainseverim:

fazla açıklayıcı oldu

(Source: alsk00)

kurtcobainseverim:

Birine değer vermenin; kendi benliğinden çok ötesinde, çok daha büyük bir sevgi ile değer vermenin büyük duygular gerektirdiğini anladım. Büyük hisler, büyük fedakarlıklar. Parmak uçlarından başlayıp tüm vücuduna yayılan o his, utandığında veya konuşamadığın bir zamanda yanan avuç içlerin, birden bire verdiğin kararların sana “bu senin mutluluğunun başlangıcı” diye fısıldar. Yazmaya çalışırken suratının asık olmadığını, dalıp gittiğinde içinde tek bir huzursuzluk kalmadığını, hiçbir şarkıda içinden ağlamak gelmediğini hissedersin. Çünkü orada biri vardır, aklının bir köşesinde, belki kalbinin yeni açılmış bir odasında birileri bekliyordur. Senin de beklediğin biri, sahip olduklarından çok daha fazla değer verdiğin biri vardır. Üzgün olduğunda suçlu hissedersin, o saniye yüzünü güldürmek tek görevindir sanki.  Sinirlendirse bile, boğazına tıkarsın tüm stresini. Bağırmak, kızmak ve hatta üzüldüğünü belli etmek üzecekse, sesini bile çıkarmazsın. Saatlerce dinlersin, ama anlatmazsın bazen. Kıracağından, yanlış anlaşılacağından korkarsın.
Birini değer verdiğin an, kendini kaldırıp bir köşeye atarsın.  Önceliğin başkadır,  önemsediğin şeyler farklıdır.  Öyle çok hissedersin ki kendine yaptıklarının ve hatta yapmadıklarının bilmem kaç bin katını onun için yaparsın. Sorgulanmasına, yargılanmasına, hakkında tek bir yorum yapılmasına bile izin vermezsin. Onun için farklı olmak, güzel olmak, hatta ve hatta sevilmek ikinci plandadır. Çünkü hissettiklerin çok daha önündedir bunların, çok daha önemlidir. Adlandırmaktan, kalıplaşmış sıfatlarla basitleştirmekten bile korkarsın. Bazen bencilleştiğin bile olur. Sadece sana anlatsın ve hatta sadece sana sussun istersin. Sonra “nasıl mutluysa öyle olsun” dediğini farkedersin.
Birine böyle değer verdiğin an, kendinden kaçarsın ona sığınırsın. Ama o değerin birazı sana uğrar mı bilinmez.

kurtcobainseverim:

Birine değer vermenin; kendi benliğinden çok ötesinde, çok daha büyük bir sevgi ile değer vermenin büyük duygular gerektirdiğini anladım.
Büyük hisler,
büyük fedakarlıklar.
Parmak uçlarından başlayıp tüm vücuduna yayılan o his, utandığında veya konuşamadığın bir zamanda yanan avuç içlerin, birden bire verdiğin kararların sana “bu senin mutluluğunun başlangıcı” diye fısıldar. Yazmaya çalışırken suratının asık olmadığını, dalıp gittiğinde içinde tek bir huzursuzluk kalmadığını, hiçbir şarkıda içinden ağlamak gelmediğini hissedersin. Çünkü orada biri vardır, aklının bir köşesinde, belki kalbinin yeni açılmış bir odasında birileri bekliyordur. Senin de beklediğin biri, sahip olduklarından çok daha fazla değer verdiğin biri vardır.
Üzgün olduğunda suçlu hissedersin, o saniye yüzünü güldürmek tek görevindir sanki.
Sinirlendirse bile, boğazına tıkarsın tüm stresini. Bağırmak, kızmak ve hatta üzüldüğünü belli etmek üzecekse, sesini bile çıkarmazsın.
Saatlerce dinlersin, ama anlatmazsın bazen. Kıracağından, yanlış anlaşılacağından korkarsın.

Birini değer verdiğin an, kendini kaldırıp bir köşeye atarsın.
Önceliğin başkadır,
önemsediğin şeyler farklıdır.
Öyle çok hissedersin ki kendine yaptıklarının ve hatta yapmadıklarının bilmem kaç bin katını onun için yaparsın. Sorgulanmasına, yargılanmasına, hakkında tek bir yorum yapılmasına bile izin vermezsin. Onun için farklı olmak, güzel olmak, hatta ve hatta sevilmek ikinci plandadır. Çünkü hissettiklerin çok daha önündedir bunların, çok daha önemlidir. Adlandırmaktan, kalıplaşmış sıfatlarla basitleştirmekten bile korkarsın. Bazen bencilleştiğin bile olur. Sadece sana anlatsın ve hatta sadece sana sussun istersin. Sonra “nasıl mutluysa öyle olsun” dediğini farkedersin.

Birine böyle değer verdiğin an, kendinden kaçarsın ona sığınırsın. Ama o değerin birazı sana uğrar mı bilinmez.

kurtcobainseverim:

söylediğiniz bir şeye güldüğü zaman onu o saniye içinde milyon kere tekrarlamak ve milyon kere tekrardan güldüğünü görmek istemiyor musunuz siz de?

cokuzaktan:

ama ne biliyor musun;

benim bunca zaman bildiğim, tanıdığım, güvendiğim ve sevdiğim sen, eğer sen değilsen;
inanmaktan bir an bile vazgeçmediğim o iyilik yoksa içinde,
eğer sen sandığım adam değilsen,
sen dahil, sahip olduğum her şeyden nefret ederim artık.

(Source: kurtcobainseverim, via hazretiunicorn)

Şimdi sen karşımda öylece dururken,
Bakmayışından kırk başka anlam çıkaran ben,
Yanılıp da baksaydın bir kez kafanı kaldırıp
Sevincimden muhtemelen aklımı yitirirdim.

—(via cokuzaktan)

(Source: iclice, via hazretiunicorn)

Biliyorsun ya,
Susarak yaşamak zorundayım seni.

—(via cokuzaktan)

(Source: ciceklikontes, via hazretiunicorn)

Ben ki, onu yalnızca sevmeyi göze almışım. Belki çok uzaktan, ama çok içinden.

—(via cokuzaktan)

(Source: tekyolsiir, via hazretiunicorn)

cokuzaktan:

 

"Beklersin, beklersin, beklersin.
Sonra gidersin…
Onun ne beklediğinden haberi olur,
ne de gittiğinden..”

(Source: hannelisee, via hazretiunicorn)

bir gün
nefesini hissedersem
boynumda,
oracıkta öleceğim.

—(via cokuzaktan)

(Source: antikadam, via hazretiunicorn)

rüzgar saçını okşarsa, ellerimden bil.

—(via cokuzaktan)

(Source: kalbiminagrilari, via hazretiunicorn)

Nº. 1 of  42